Kayıtlar

Temmuz, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İsmin 5 ,Öznenin hiç hali..

Gerçekten beni sabrımın son raddesine getiren noktalar o kadar fazla ki hayatımda, artık o noktalarla asla birleşmeyen iki ucu sonsuza bakan paralel doğrular elde etmem mümkün hale geldi..
Sessiz kalmanın en güzel cevap olduğu palavrasını bir kenara bırakıp, önce fısıldayarak, sonra alçak sesle, sonra haykırışla yerimde tepinerek ,üstüne basa basa söylediğim ne varsa, hiçbirinin sinek vızıltısı kadar merak uyandırmadığına (merak diyorum, sinek vızıltısını duyan o sesin nereden geldiğini bulmaya odaklanır kısa bir an da olsa) adım kadar eminim..
o kadar histen arınmış, donuk, karşısındakine sadece sonbaharını yansıtan,
insanlar var ki..
bulanık sularında yüzmekten ruhum boğuluyor...

kayıp ruh hali

geçen haftadan bu zamana kadar, en olmadık şeyleri yaptığımı farkettim..
misal, kalabalıklar arasına karışmak
misal, her gün alkolle haşır neşir olmak
misal, beraberinde her gün evden çıkmak,odama tıkılmamak bunalıma girmemek, hiçbirşey düşünmemek vs ms..
Üzerinde düşünmemek güzel şeymiş ancak bunun olmadık bir zamanda patlama yapmasından yana endişeliyim.. Ya gerçekten önem vermedim ya da yüzleşmekten kaçındım ve önem vermediğime kendimi inandırdım.. ne şans ki, güzel şeyler olacağı konusunda kendimi inandırmışlığım, her türlü bokluğun olduğu-olacağı konusunda inandırmışlıklarımdan daha daha daha azdır.
Yine kısa zaman için de olsa biryerlere, birşeyler bıraktım anı olarak. gelip geçtikçe o yoldan aklıma gelecek..
yağmurdan kaçarken zor bela içeri girdiğimiz o yerde şu an başka bir anı var mesela..ne tuhaf..
unutmayı dilerdim sadece adım atarken o merdivenlerden..
aklıma gelmemiş olmasını..gelmez büyük ihtimalle.
yazarken bile canım yanmıyor..
hala başka şeylere odaklı aklım..
demek…