Islanmak..

Nasıl bir gece biliyor musun? çok yağmurlu ve çok sesli..Ayrıca soğuk..neden yağmur beraberinde hep soğuğu getirir sence?
Sigaramın dumanında kirletiyorum yağmuru..Sönmüyor sigaram, tuhaf,üzerime üzerime yağıyor oysa ki..Hala dudağımda, ve hala,hani akıntının biriktiği bir iz oluşur yolun ortasında, işte tam orada ıslanmama çabasından uzakta yürümekteyim..Adımlarım senden uzakta,uzak ta ne ki yağmurun yağdığı her aynı bana oysa..Yine her yer ıslak ve karanlık ve ne kadar benziyor sokaklar birbirine..
Evlerin ışıkları yanmıyor ,pencereden bakan da yok..Ya sen, sen de uyuyor musun sahi, uyanıp baktın mı yoksa? bu arada, senin pencerenden ay da görülmüyordu değil mi?
bitti sigaram, hemen bir tane daha yakıyorum..Üstüste asla içmezdim, yanımda olsan şaşırırdın belki, aslında olsan şu anda burada olmazdım..izin vermezdim ki gece yüzüme çarpsın soğukluğunu, yağmur inatla yağsın üzerime..
Kıvrılıp kalabilirdim bir bankın üstünde ya da  Boğaz'ı gören herhangi bir sahil kenarında doğuşunu seyrederdim güneşin..Hayır, yapmayacağım hiçbirini.. Evime gidiyorum, sana gelmek için çıktığım o eski evime..
Hiçbirşey şahit olmasın istiyorum  ne İstanbul ne yağmur, yeteri kadar doydum yağmura, ben dört duvar arasında da uçurum kenarındaymışım gibi yakın olmasını bilirim ölüme..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar