Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
"Artık sana yazamam ama, seni yazarım söz."
En sevmediğin adam bile kalbinde bir yerde bir boşluk bırakır gider.. Sevmediğin adamın boşluğu öyle kolay doldurulur ki, oraya gökdelen bile inşa edebilirsin..

Sarhoş olmamı hatırlıyorum bilmediğim bir meyhanede daha önce görmediğim insanların arasında.. Kimseye tek kelime etmeyişimi, etrafımdakileri dinliyor gibi yapıp "neler saçmalıyor bu orospu?" diye düşünmemi, tırnaklarımı dizine batırmamı ve sana savurduğum küfürleri hatırlıyorum.. Şu an film şeridi gibi bile geçmiyorsun gözümün önünden, sansüre uğrayan filmler gibisin.. Senin olduğun her sahne kesilip atılıyor aklımdan.. Şu an bunu da ilerde bir gün hatırlayayım diye yazdım..Biliyorum ki unutacağım..
"Benim" yaşadığım şehirde, "benim" yaşadığım semtte keşke tek bir anımız bile olmasaydı ve değmeseydi ayak izlerin benim semtime.. Keşke senle kaldırdığım son kadehim kırılsaydı da saplansaydı şah damarına..

Beyoğlu'nun dar sokaklarında kaybolacak aklın, evinin ordaki sahilden intihar edecek yazılmamış veda mektupların ve ben anılarımızın olmadığı sokakları bulup işaretleyeceğim haritalarda.. Ne sana sarıldığım ne vedalaştığımız, seslerimizin bile yükselmediği evlerin perdelerinden güneş sızmayan odalarını bulup oralarda uyuyacağım..  *** Hala aynı parfümü kullanıyorum ve şimdi anlıyorum neden bu kadar sevdiğini.. Sadistçe akıttığın göz yaşlarımla doldururdum o parfüm şişesini, ondan bu kadar güzeldir kokusu. Kullandıkça seni bana sıkıyorum, kafama kurşun sıkar gibi ama her seferinde yaşayarak. *** Adının geçtiği kaçıncı içki masası, her seferinde seni unutmak için oturduğum o masalardan, çürümeye yüz tutmuş kalbimle yüzleşerek kalkıyorum.. Ben aklımı meyhane köşelerinde bıraktım, çiçek satan çocuklar geldi, tavşanlara niyet çektiren kadınlar aldı o çiçeklerden.. Sen yoktun, görmedin hiç.



Resim
Belkilerimi seviyordum ben. Olasılıklarımı arttırıyordu, beni sana getirmiyordu ama seni de benden göndermiyordu. Başlangıcı ve bitişi aynı olacak o kısır döngüye, "belki" deyip yeni bir adım atacak olmak, uçup gideceğini bile bile uçan balonlar şişirmeye benziyordu aslına bakarsan.İpi bıraktığın anda biliyorsun ki uçup gitmemesi imkansız,sana dönmesi imkansız..Ömrünün sonuna dek ipleri tutamayacağın için, istiyorsun ki uçabilmesine rağmen yanında kalsın;kalmayacağını bile bile- ki kalmıyor da.İstersen bakıyorsun ardından istersen dönüp sırtını yürüyorsunben bakmayı tercih ederdim her zaman.Çocukluğumun hüzünlü bırakılışlarını ilk onlar yaşattı bana ama severdim yine de.O zamanlar bile belkilerim varmış çünkü iplerini bırakmaktan hiç çekinmedim. O yüzden gideceğini bile bile yine severim ben, belki gitmezsin.
Sen beni hiç sevmedin ve çok büyük yanılgılara düştüm ben..
Ben aşıktım ama işte çok aşıktım, hiç yapamadım, hiç birşey kendi adıma.. Ne için çabaladıysam hep boşa, özledim seni gerçekten.
Sevmedin hiç belki de, sevmedin..
Gidişin değil de,
bu "belki "saplandı kaldı ya içime..
İşte o yaşatmıyor.


Keşke benimki de bitseydi. Kör bıçaklarla kesip atmaya çalışmasaydım, kangrenli bir parçam gibi kaldın.. Varlığı işe yaramaz, kesip atması can yakıcı, iyileşmesi uzun süren ve sonrası daima eksik.. Böyle bir hayat işte bana kalacak olan ama ucu sana asla dokunmayan..

Uzayıp giden paragraflar..

Gelmeyişinin şerefineydi, bütün o biten şişeler.. Benim karın ağrılarım, senin kayboluşların, son oturuşun karşımda, bıkkın bakışların, ur gibi büyüyen mutsuzluğum.. Sigara dumanı gibi çektikçe içime öksürtüyordun, tadını seviyordum, gidişinin şerefineydi aslına bakarsan, ki bilirsin sigara kullanmam ben. Uykularım hala düzensiz,  2 saat yetiyor sonrası senli rüyalar, senli kabuslar, gözümün önünden sikirolamadın gitti, sonra büyüyen öfke dalgası, fırtına olup çakasım var sana gecenin o saatinde, nasıl yapsam diye düşünüyorum, ölsem keşke diyorum, ölsem ve bilmese, ama sonra duysa ve kahrından ölse..
İçine düştüğüm ve çıkması aylar süren o kara delikten kurtulma çabam hala daha bir nebze devam ediyor aslında. Üstüm başım tertemiz, çıktım çıkmasına,  hala oraya bir adım mesafedeyim, ama bu sefer biliyorum ki bir daha düşersem kimse kurtaramayacak beni. O yüzden sadece bakıyorum boş boş, günler ve haftalarca, bakıyorum oraya, beni piç gibi bırakıp gittiğin yere bakıyorum ki unutmayayım,…
25 yıllık hayatımda en sikilip atılmış sene bu seneydi. Her zaman intihara meyilli bir yapım vardır ama ilk defa bu sene, ölümle burun buruna getirdim kendimi. Hayat bana bir kaç beden büyüktü, hayat bildiğin kara delik gibi yutmuştu beni. Ne kadar dirensem de, gücüm kalmayınca artık yenilgiyi kabullendim ben de. Ölüme çok yaklaştığım o gün -artık bu şekilde yaşayamam diye düşünürken işte- aslında sürekli düşündüğüm için yaşayamadığımı anladım.  Ve o gün, kapattım şalterlerimi.  Sonrasında kendimi kendimden soyutladım.. Artık ikiye ayrılıyordum: bir yanım nefes alan bir beden taşıyor  diğer yanım hissizliğinde boğulan bir benlik taşıyordu.  Evet, hatırlamak istemediğim zamanlar.. Sonu ateşe verilen filmi izlemek gibi zaman kaybı olan bir ilişkinin sikip attığı ve tüm basamaklarını kırdığı hayatıma yeniden tutunmaya çalışarak geçen..
Şu an hayatımı 2011'den itibaren devraldım.. Herşey yine eskisi gibi.. 
Bazı şarkıları, şarkıcının söylediğinden daha güzel hatırlıyorum.. Bazı adamları sevmediklerinden daha çok sever gibi..
Sen bulanık ve sığ sularda yüzdürmeye çalışırken gemini, hep su alıyor ve batıyor olacaksın.. Geri döndüğünde arkanda bıraktığın en sağlam ve güvenilir limanı bulamadığında anlayacaksın, kaybeden değil de kaybın ta kendisi olduğunu..

Benim ruh eşim, ben doğarken öldü sanırım.
Bazen geri çekilip her şeyi akışına bırakırsın, sonra o akıntıya kapılan sen olursun ruhun duymaz..
Kendimizi bile kandırabiliyoruz, daha ne..

O acıyı yaşamayı göze alıyorsun da yokluğunu ömür boyu hissedecek olmaya götün yemiyor.. Garip..

Seni severken aklıma kalbime işleyen; bana seni unutturmayacak bütün metaforları sikeyim..

Eskilerden II

Benim gözüme uyku girmiyor, uyuyamıyorum mesela, sonrasında güzel çıkmıyorum fotoğraflarda, güzel çıksam hüzün çöküyor gözlerime, göz altlarım çöküyor sensizlikten.. Güzel olamıyorum ve güzel kalmadım, hala daha eşeliyorum bende kalanları, kalan ben değilim sanki, ben git dememişim gibi. O günden beridir çekmiyorum fotoğraf işte güzel çıkmıyorum yanında olduğum gibi..  Ve ben gidecek olsam eğer, yalandan adımımı atmam ve geride neler bırakmışım,ne kadar enkaz yaratmışım -merak eder miyim sence- bakmayı düşünmem bile, ki bunlar benim zafer çığlıklarım olamaz, sanmam.. Sadece yalan yanlış numaralardan aramazdım seni, ben gidecek olsam, bütün fotoğrafları da atardım yakardım, çünkü ben vardım yanında, ben çektim, objektifin diğer ucundaki bendim ve bana gülümsedin.. Ben olsam yerinde-adam gibi gidemedin madem- yakardım fotoğrafları..
İnsanlar beraber ölüyor,
sen benimle yaşayamıyorsun bile.
Ağzına sıçayım.