25 yıllık hayatımda en sikilip atılmış sene bu seneydi. Her zaman intihara meyilli bir yapım vardır ama ilk defa bu sene, ölümle burun buruna getirdim kendimi. Hayat bana bir kaç beden büyüktü, hayat bildiğin kara delik gibi yutmuştu beni. Ne kadar dirensem de, gücüm kalmayınca artık yenilgiyi kabullendim ben de. Ölüme çok yaklaştığım o gün -artık bu şekilde yaşayamam diye düşünürken işte- aslında sürekli düşündüğüm için yaşayamadığımı anladım. 
Ve o gün, kapattım şalterlerimi. 
Sonrasında kendimi kendimden soyutladım.. Artık ikiye ayrılıyordum: bir yanım nefes alan bir beden taşıyor  diğer yanım hissizliğinde boğulan bir benlik taşıyordu. 
Evet, hatırlamak istemediğim zamanlar.. Sonu ateşe verilen filmi izlemek gibi zaman kaybı olan bir ilişkinin sikip attığı ve tüm basamaklarını kırdığı hayatıma yeniden tutunmaya çalışarak geçen..

Şu an hayatımı 2011'den itibaren devraldım.. Herşey yine eskisi gibi.. 

Yorumlar

  1. .. fakat, öyle zamanda geliyor ki değişkenler; düşmekten vazgeçiyor insan. sonra yine, baştan başlıyor düşmeye koşmalar.. kesinlikle.

    YanıtlaSil
  2. Kısır döngü halinde sürekli, düş kalkamadan tekrar düş...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar