Sana mısraları düşmüş şiirler yazardım ben, sen bir kere gittiğinde.
O bir kere gidişin çok büyük devrim olmuştu kendi adıma, bir noktalık kadar yerde kocaman bir hayat sürmek zorunda kalmış gibi hissetmiştim kendimi.
Mısralar gibi; ben de düşmüştüm
Ve hiç bir dize yerli yerine oturtamıyordu hayatımı,
anlam katamıyordu,
sen olamıyordu,
seni getirmiyordu.

Yanımda buz tutmuş kahvemle beraber sana bu satırları yazmazdım sen gitmeseydin.
En sevdiğin film neyse onu açıp izler, sen hep bir sonraki sahnede olacakları söylerdin, bazen replikleriyle beraber üstelik.
Çok sıkılır ama hiç belli etmezdim; film yerine seni izlerdim; bir kere dönmüş olsaydın bana eğer.

Alt tarafı bir kere gittin ama hiç gelmedin be sevgili.
Bir kadına vereceğin en büyük ceza emin ol,
çocuklarımızın gözlerinin renginden huylarını kime alacağına kadar tartışıp,
sonra yarı yolda bırakmak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar