Kayıtlar

Mart, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Gözümü açtığımdan itibarenki o zaman dilimi içinde, hele ruhumu mengeneyle sıkıştırıyormuş hissi veren bir de işim varken, kafamın içinde devir daim yapan tek şey kahve bende.. Erkeklerin sabah ereksiyonu, benim kahve, bazen sütlü bazen şekerli.. Bazen evde yapıp işyerine termos muglarda götürüp götürmeme ikilemi.. İşyerlerindeki dandik kahvelere talim etmek zorunda kalan her kahve severin kurtarıcısı o muglar.. İstiyorum ki kimse içmeye mecbur bırakıldığı izmarit tadında kahvelerle mutsuzluk çekmesin.. O'na da "termoslardan alsana kendin yapar işe götürürsün" dedim bir gün.
-nereden alayım, nerde var?
-pek matah birşey değil, her kahvecide var aslında dedim.
-mutluluğu da sormak isterdim ama  her kahvecide yok
dedi.

Düşünsene, giriyorsun kahveci dükkanına "bana bir karamel latte bir shot ta mutluluk lütfen" diyorsun.

Kalp kırıklığım yok kimse için, kırgınlığım yok,üzüldüğüm acı çektiğim yok.. Sevdiğim adamları bir şekilde azat edebiliyorum kendimden. Hayatımın kısır döngüsü.. Benle hayal kurmaya başladıkları zaman  ikimize baktıkları o aynayı kırıyorum- çok istediğim için istemiyorum o görüntüyü- ben de baktım çünkü onların baktığı gibi en başından; bir kere bakıp unutuyorum. Aslında tüm hatıralarım düğüm olmuş sarmaşıklar gibi.. Bazen olayları başka insanlarla yaşamışım ya da farklı zamanda başka biriyleymişim gibi.. Yer yer boşluklar olan bilinçaltımın en derinine itip üstünü örttüklerimden kalan geçmişim, tanıdığım adamların silüeti, sildiğim dostlarım, gelecek planlarım, eski-yeni ben, herşey kör düğüm vaziyette.. His namına hiç bir şey hissedemiyorum hala ama düşünmekten de vazgeçemiyorum.. Kuru düşünceler..
ben ona kalbimi açtığımda bana geleceğini zannedeceğim;
o ise üzerine tuz basacak yaramı arayacak.
ben şefkatimle saracağım masum yanlarını ararken
o bir çocuk pervasızlığıyla üzecek beni.
Hırçınlığım imkansızlığına 
suskunluğuna 
uzaklığına..